Büyük Taklid Merci'i Sayın Seyyid Ali Hüseyni Sistani’nin Bürosunun Resmi İnternet SitesiHaberlerhttp://www.sistani.org/Arşiv » Ayetullah Uzma Sistani, korona döneminde düzenlenecek İmam Hüseyin’in (a.s) matem merasimleri hakkında sorulan soruya cevap verdi.<p>Bu konudaki soru ve cevabı şu şekildedir:</p> <p>Değerli taklit mercii Ayetulah Sistani,</p> <p>Selamun aleyküm verahmetullahi ve berekatuh</p> <p>Muharrem ayının yaklaşması ve Kerbela faciasının yıldönümünün girmesi ile birlikte korona salgınının devam etmesi ve yetkililerin özellikle kapalı alanlarda büyük toplantılar düzenlemekten sakınılması hususundaki vurguları dikkate alındığında, müminlerden bir çoğu geleneksel matem merasimlerinin düzenlenmesinden yanalar. Bu bakımdan Seyyidü’ş-Şüheda, ailesi ve yaranına yakışır bir matem merasimi düzenleme hususunda soru soruyorlar. Bu konuda gerekli açıklamaları yapar mısınız? Çok teşekkür ederiz.</p> <p> </p> <p>Bismillahirrahmanirrahim</p> <p>Selam olsun Hüseyin’e ve Hüseyin’in evlatlarına ve Hüseyin’in ashabına ve rahmetullahi ve berekatuh</p> <p>Bu acı münasebette gam ve üzüntü için, değerli Peyagmber (s.a.a) ve o hazretin pak ailesinin İslam ve Müslümanlara varmış olan bu büyük musibette acısını paylaşmak için muhtelif yollar vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:</p> <p>İmam Hüseyin’in (a.s) matem merasimlerinin televizyon kanalları ve sanal alem yoluyla canlı olarak yayınlanmasını ciddi şekilde artırmak; bunun için dini ve kültürel merkez ve kurumların seçkin hatipler ve güçlü meddahlar ile koordine ederek müminleri evlerinde ve onun gibi yerlerde konuşma ve mersiye programlarını dinleyip istifade etmeye teşvik etmeleri uygun olacaktır.<br />Gece veya gündüzün belli saatlerinde ev toplantıları düzenlemek; şöyle ki bu programlara sadece ev halkı ve onlarla gelişi gidişi olan kimseler katılmalı ve uydu kanalları veya sanal alemde canlı yayınlanan programlardan olsa dahi bu matem programlarını dinlesinler.<br />Ama umumi toplantılara gelince, tüm sağlık protokollerine tam olarak uyulmalıdır; şu manada ki katılımcılar arasında sosyal mesafe gözetilmeli, Korona virüsünün yayılmasını engelleyen sağlık maskeleri ve diğer gereçler kullanılmalıdır.</p> <p>Aynı şekilde katılımcıların sayısı konusunda yetkili makamların belirlediği kurallara uyulmalıdır. Elbette bu konu, merasimlerin kapalı veya açık alanlarda düzenlenmesine ve muhtelif şehirlerde vürüsün yayılma miktarına bağlı olarak değişmektedir.</p> <p>Aşuraya ait sembollerinin geniş bir şekilde dağıtılması, bayrakların ve siyah bezlerin meydanlarda, sokaklarda, caddelerde ve diğer umumi alanlarda özel mal ve mülkiyet gibi şeylere dokunmadan ve ükle kanunlarına uyarak dalgalandırılması. Elbette bu sembollerde İmam Hüseyin’in (a.s) büyük ıslahcı hareketinde söylediği sözlerinden bir bölümünün getirilmesi ve Kerbela faciası çerçevesinde söylenmiş başyapıt şiir ve metinlerin yazılması uygun olacaktır.<br />Bu münasebet dolayısıyla geleneksel olarak verilecek yiyeceklerin üretim ve dağıtımında gerekli sağlık kurallarının gözetilmesi zaruridir. Bu konulara uyulması dağıtım sırasında kalabalığı önlemek için sadece kuru yemek hazırlanması ve müminlerin evine dağıtılması ile yetinilmesini gerektirse bile böyle yapılmalıdır.</p> <p>Allah, herkese bu önemli münasebeti ihya ve cennet gençlerinin efendisinin matemini yapma yolunda var olan şartlar altında başarılar versin. Hiç şüphesiz ki Allah başarının velisidir.</p> <p> </p> <p>30 Temmuz 2020</p> <p>Ayetullah Siaitani’nin Bürosu</p> <p>Necef-i Eşref</p>http://www.sistani.org/turkish/archive/26456/Arşiv » Korona Salgınından Ölenlerin Cenaze Hükümlerine Dair Önemli Açıklamalar<p><span class="b">SORU</span>:</p> <p class="c"><br /><span class="b">Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla</span><br /><span class="b">Büyük Taklit Mercii Ayetullah Sistani'nin Bürosu</span></p> <p><span class="b">Allah'ın selam, rahmet ve bereketleri üzerinize olsun</span><br /><span class="b">Korona salgını sonucu hayatını kaybedenlerle ilgili aşağıdaki sorulara cevap verilmesini istirham ediyoruz</span>:<br /><br />1- Bu salgınla hayatını kaybeden kişiye diğer ölülerde olduğu gibi gusül vermek vacip midir yoksa teyemmüm yapılması yeterli midir?<br />Eğer yetkili merciler ona teyemmüm verilmesine müsaade etmezse; tıbbi koşullar cesedin kimyasal maddeler içeren bir torbaya konulmasını gerektiriyor ve bu torbanın definden önce açılmasını engelliyorsa ne yapmak gerekir?<br /><br />2- Ölen kişinin yedi uzvuna kafur ile hunut yapılması mümkün olmazsa; acaba hunut yerine yapılacak bir şey var mıdır?<br /><br />3- Acaba onun üç parça bezle kefenlenmesi vacip midir? Eğer yetkililer kefenlenmesi için cenazenin bulunduğu torbanın açılmasına izin vermezse ne yapılmalıdır?<br /><br />4- Bazı gayri müslim ülkelerde korona salgını ile ölenlerin cesetleri yakılmaktadır. Acaba bir müslümanın cenazesinin yakılmasına izin vermek caiz midir? Yoksa akrabalarının bunu önlemeye imkânı varsa yakılmasını engellemeleri vacip midir?<br /><br />5- Cenazenin tabut içinde ve tabutla birlikte toprağa gömülmesinin hükmü nedir? <br /><br />6- Uzmanların görüşüne göre korona salgını ile ölen kimsenin o bölgedeki alışıldık mezarlıklara defnedilmesi mümkündür. Dolayısıyla onun defni ile ilgili kabrin daha derin olması gibi istisnai uygulamalara gerek yoktur. Çünkü virüs canlı hücrelere tutunarak devamlılığını sürdürebilmektedir. Salgına yakalanmış kişinin ölümüyle virüs bir süreliğine ve birkaç saat onun vücudunda kalabilmektedir, virüs cesetten dışarı çıkamamakta ve sonra yok olmaktadır. Dolayısıyla cenazeyi naklederken virüsün bulaşmaması için eldivenler giyilmesi ve maskeler takılması gibi gerekli tıbbi önlemlerin alınması yeterlidir. Cenaze defnedildikten sonra artık virüsü başkasına bulaştırması korkusu kalmaz.<br />Bu bilgiler ışığında korona virüsü ile ölen birinin cenazesini - vasiyetine veya akrabalarının isteğine rağmen - şehirdeki umumi kabristanlığa defnedilmesini engellemenin ve onu diğer kabristanlardan da uzak bir yere defnetmenin hükmü nedir?<br />Cevaplarınızdan dolayı teşekkür ederiz.<br /><br /><span class="b">CEVAP</span>:<br /><br /></p> <p class="c"><span class="b">Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla</span></p> <p><br />1- Eğer gusül verilmesi sonucu hastalığın bulaşmasından korkulursa ve canlı birinin eldivenli eliyle de olsa teyemmüm edilmesi mümkünse bu şekilde teyemmüm edilmelidir. Eğer bu da mümkün olmazsa veya yetkililer buna engel olursa gusülsüz ve teyemmümsüz defnedilmelidir.<br /><br />2- Bu durumda hunut sakıt olur/kalkar ve onun yerine yapılacak birşey yoktur.<br /><br />3- Üç parça bezle kefenlenmesi vaciptir; hatta torbanın üzerinden de olsa kefenlenmelidir. Eğer üç parçanın tümüyle kefenlenmesi mümkün olmazsa bedenin tamamını kapsayan ve "izar" denilen tek parçayla sarılarak kefenlenir.<br /><br />4- Müslümanın cenazesinin yakılması caiz değildir. Akrabaları ve diğerleri buna engel olmalı, onun İslami şeriata uygun şekilde defnedilmesi konusunda ısrar etmelidirler.<br /><br />5- Bu caizdir. Ancak imkân dahilinde onun tabut içinde -toprağa konulduğunda olduğu gibi - yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ yanı üzerine uzatılması gerekir.<br /><br />6- Sorudaki duruma göre onun cenazesinin umumi mezarlıklara defnedilmesini önlemek caiz değildir. Yetkililerin de bu konuda kolaylık göstermeleri gerekir. Mutlak âlim Allah'tır.</p> <p class="c"><br /><br /><span class="b">3 Saban 1441 Hicri</span><br /><span class="b">Ayetullah Sistani'nin Bürosu- Necef-i Eşref</span><br /> </p>http://www.sistani.org/turkish/archive/26409/Arşiv » Büyük Taklit Mercii Ayetullah Sistani'nin Ofisinden Korona Virüs Konusunda Önemli Açıklamalar<p>                                                                                         Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla</p> <p>                                                                                        Büyük Taklit Mercii Ayetullah Sistani'nin Bürosu</p> <p>                                                                                     Allah'ın selam, rahmet ve bereketleri üzerinize olsun</p> <p>Korona virüsü dünyanın birçok ülkesinde hızla yayılmakta ve her geçen gün bu hastalığa yakalananların sayısı artmaktadır. Biz dini merceiyet makamının bu konudaki hassasiyetini - virüsün yayılmasını sınırlamak adına yetkili makamlar tarafından duyurulmuş önlemleri ciddiye almak gerektiği, dolayısıyla da hangi sebeple olursa olsun toplu etkinliklerden kaçınılması yönündeki yaklaşımını- biliyoruz.<br />Burada konuyla ilgili birkaç sorumuz olacaktır:</p> <p>1- Acaba - hastalığın bulaşması muhtemel olan - insanlarla tokalaşmak, kucaklaşmak, öpmek vb. temaslar kurmaktan kaçınılması gerekir mi? Acaba tıbbi maskeler gibi birtakım önlemler almaksızın insanların arasına karışmak caiz midir?</p> <p>2- Bu hastalığa yakalanmış veya üzerinde bu hastalığa yakalanmış olabileceğine dair bazı emareler olan kimsenin, bu durumdan habersiz olan insanların arasına çıkması caiz midir? Eğer bunu yapar ve hastalığı diğerlerine bulaştırırsa onlar karşısında ne gibi bir sorumluluğu olur?</p> <p>3- Virüsün yaygın olduğu bir ülkeden gelen veya orada bu virüse yakalanmış kişilerden bazılarıyla temas kurmuş kimsenin evde kendisini karantina altına alması veya bu hastalığa yakalanıp yakalanmadığından emin olmak için kendisini tıbbi kontrole sunması vacip midir?</p> <p>4- Acaba zekât ve humus gibi şer'i ödemelerin, bu hastalıkla mücadelede ihtiyaç duyulan eldiven, maske, dezenfektan ve diğer tıbbi malzemeler için kullanılması caiz midir?</p> <p>5- Bu kritik dönemde böylesine tehlikeli bir salgın karşısında müminlere ne gibi nasihatiniz vardır?</p> <p>                                                                                                                                                                                                 Müminlerden bir grup</p> <p>                                                                                                                Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla</p> <p>1- Temas veya insanların arasına katılmanın sonucunda hastalığın bulaşmasından ve böylece diğer insanların - ölüm olmasa dahi - ciddi anlamda zarar görmelerinden endişe ediliyorsa bundan kaçınmak gerekir.<br />Ancak hastalığın bulaşmayacağından emin olacak şekilde - dezenfektasyon, maske ve eldiven gibi - gerekli önlemleri alarak insanların arasına karışabilir. Eğer bu önlemleri almazsa ve korktuğu şey başına gelirse şer'en hiçbir mazereti olmaz.</p> <p>2- Başkalarına hastalığı bulaştırma ihtimali varsa onların arasına gitmemelidir. Eğer bunu yapar da durumunu bilmeyen birine bu hastalığı bulaştırırsa onun uğrayacağı zararı tazmin etmelidir ve bu hastalıkla ölmesi halinde diyetini ödemesi gerekir.</p> <p>3- Evet, bunu yapmalı ve konuyla ilgili yetkili mercilerin direktiflerini riayet etmelidir.</p> <p>4 - Zekâttan Allah yolunda verilmesi gerekeni ve humustan Sehm-i İmam kısmını şer'i kuralları riayet etmek suretiyle bu yolda kullanabilirler.</p> <p>5- Aziz müminlere şu tavsiyelerde bulunuyoruz:</p> <p>a) İzzet ve celâl sahibi Allah'a iltica edip bu belayı gidermesi için O'na yalvarmak, fakirlere sadaka vermek, yardıma muhtaç zayıf kimselere yardımcı olmak, Kur'an okumak, Peygamber ve Ehlibeyt'ten nakledilmiş duaları okumak gibi salih amelleri çoğaltmak...</p> <p>b) Korunma ve tedavi noktasında işin uzmanları tarafından önerilen bilimsel yöntemlerle bu salgına karşı hakettiği ölçüde temkinli davranırken asla korku ve paniğe kapılmamak.</p> <p>c) Bu virüsü hafife alanları tehlikeleri karşısında uyarmak; onları bu konuda uzman kişilerin direktiflerine uymaya teşvik etmek ve bu tedbirlere aykırı tutumdan kaçınmak</p> <p>d) İnsanların hareketini kısıtlayan bu durumdan mütevellit işini kaybetmiş ve zarara uğramış ailelere yardımcı olmak</p> <p>e) Hangi din ve mezhebe mensup olduğuna bakmaksızın bu hastalığa yakalanmış olanların durumunu riayet etmek, onların yükünü hafifletmek ve ihtiyaçlarını giderme konusunda yardımcı olmak.</p> <p>Allah bütün insanlardan her türlü kötülük ve belayı uzaklaştırsın.</p> <p>                                                                                                                                           27 Recep 1442 Hicri</p> <p>                                                                                                                         Ayetullah Seyyid Ali Sistani'nin Ofisi - Necef-i Eşref</p>http://www.sistani.org/turkish/archive/26400/Arşiv » Ayetullah Sistani hazretlerinin ofisinden korona virüsüne yakalanmış hastalara hizmet sunan doktor ve hemşireleri takdir edici cevap<p>SORU:<br />Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla<br />Yüce Taklit Mercii Ayetullah Sistani'nin Bürosu<br />Allah'ın selam, rahmet ve bereketleri üzerinize olsun<br />Son günlerde insanların korona virüsü ile ilgili içinde bulundukları durum zâtıâlinize gizli değildir. Malumunuz olduğu gibi hastaneler ve sağlık kuruluşlarındaki hekim ve hemşirelerden oluşan kadronun yanı sıra bu virüsün bulaştığı hastalarla gönüllü olarak ilgilenen insanlar ciddi şekilde kendi sağlıklarını tehlikeye atmakta, hatta belki de kendi canlarını feda etmektedirler. Çünkü her an için virüs onlara intikal edebilir. Acaba dini merceiyet makamının bu konudaki görüşü nedir?<br /><br />CEVAP:<br />Yüce Allah'ın Adıyla<br />Hastaları tedavi etmek, onları gözetim altında tutmak ve onlarla ilgili işlemlerin takibi, doktorlar, hemşireler ve diğerleri için vacib-i kifaidir. Ancak konuyla ilgili yetkililer de bu hastalığa onların yakalanmaması için gerekli tedbirleri almalıdır ve bu hususta en ufak kusur kabul edilemez.<br />Tüm sıkıntılara rağmen bu azizlerin çalışmaları gerçekten paha biçilmez ölçüde büyük ve kıymetlidir. Hatta onların yaptığı iş, ülke sınırlarını savunmak uğrunda çarpışan emniyet güçlerinin mücadelesi kadar önemlidir. Kesinlikle Yüce Allah, onların işine bu dünyada değer verdiği gibi ahirette de yaptıklarının mükâfatını verecektir. Hatta bu yolda canını feda etmiş kimseye, kıyamet gününde şehit sevabı ve şehit makamı verilmesi ümit edilmektedir.<br />Biz çok kıymetli insani çalışmalarından dolayı onları takdir ediyoruz ve her şeye kâdir olan Yüce Allah'tan, onları her türlü kötülükten korumasını niyaz ediyoruz. Hiç kuşkusuz Allah işiten ve icabet edendir.<br />21 Recep 1441<br />Ayetullah Sistani'nin<br />Necef Bürosu</p>http://www.sistani.org/turkish/archive/26391/Arşiv » Ayetullah Sistani Bürosundan yetkili bir kaynak tarafından yapılan açıklama<p>Ayetullah Sistani Bürosundan yetkili bir kaynak tarafından yapılan açıklama:</p> <p>Hazreti Ağa dün gece sol bacağında burkulma sebebiyle kalçasında meydana gelen kırıklık sonucu Iraklı doktorlardan oluşan bir sağlık timinin müşahedesi altında bugün ameliyata alınacaktır. <br />Müminlerden Hazreti Ağa için dua etmelerini bekliyoruz.</p>http://www.sistani.org/turkish/archive/26384/Eserleri » *Özet Olarak İbadet Hükümleri/files-new/book-pdf/turkish-alwajiz.pdfhttp://www.sistani.org/turkish/book/26105/Sorular ve Cevaplar » Orucu kasten bozmanın keffareti nedir? Hamilelik yüzünden...<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Orucu kasten bozmanın keffareti nedir? Hamilelik yüzünden oruç tutmamanın veya kaza orucunu geciktirmenin keffareti ne kadardır? Acaba keffaret olarak fakire direkt para vermek yeterli midir yoksa gıda maddesini alıp vermek mi gerekir?<div>1- Kasten orucu bozmanın keffaretinde her gün için 60 fakirden her birine 750 gram ekmek, buğday, makarna vb. gıdalardan verin. Onun dışındakilerin keffaretinde; mesela süt emziren kadın veya doğumu yaklaşmış hamile kadının oruçlarını bozmaları karşılığındaki keffaret ve bir sonraki Ramazan ayına kadar kaza orucunu tutmamış olan kimsenin keffareti her gün için bir fakire 750 gram ekmek, buğday, makarna vb. gıdalardan verilmesidir. 2- Keffaret konusunda onun parasını vermek yeterli değildir. Elbette parayı kendinizden taraf vekil edeceğiniz birine verip onunla gıda (750 gram buğday, ekmek, makarna vb) alarak fakire vermesini sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde parayı direkt ihtiyaç sahibine vererek onu sizden vekil olmak suretiyle kendisine gıda maddeleri almasını sağlayabilirsiniz. Ancak tayin ettiğiniz vekil veya fakir, sizden taraf bu işi yapmadıkça boynunuzda yükümlülük kalır. Dolayısıyla bu konuda yakin etmek gerekir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26094/Sorular ve Cevaplar » Yeni teklif çağına ulaştığımda babam ve annem oruç...<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Yeni teklif çağına ulaştığımda babam ve annem oruç tutmam gerektiğini söylüyorlardı. Ben, acıktığımda azıcık yemek yemenin oruca zararı olmayacağını düşünüyordum. Şimdi anladım ki o günlerde oruç tutmam gerekiyormuş. Acaba şu anda kaza etmenin yanı sıra üzerime keffaret de gelmiş midir?<div>Eğer şu anda o günlerde teklif kavramının tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğiniz ihtimalini taşıyorsanız veya o günlerde yemek yemenin caiz olduğundan mutmain olduğunuz ihtimalini taşıyorsanız sadece kaza etmeniz yeterlidir ve kasten orucu bozmanın keffareti size vacip değildir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26093/Sorular ve Cevaplar » Ben geçen Ramazan ayı içinde istimna/mastürbasyon...<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Ben geçen Ramazan ayı içinde istimna/mastürbasyon yapıyordum. Fakat o zaman güvenilir bir kişiden bu işin oruca zararı olmadığını duymuştum. Daha sonra ilmihal kitabında orucu bozan hususlardan birinin istimna olduğunu öğrendim. Acaba o şekilde tuttuğum oruçlarım batıl mıdır, değil midir?<div>Eğer biri orucu bozduğunu bilmediği halde istimna/mastürbasyon yaparsa ve bilgisizliğinde mazur olursa orucu sahihtir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26092/Sorular ve Cevaplar » Ben Ramazan ayında oruçlu olduğum halde istimna yapıyordum....<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Ben Ramazan ayında oruçlu olduğum halde istimna yapıyordum. Acaba bu şekilde tuttuğum oruçlar batıl mıdır ve acaba keffaret ödemem gerekir mi?<div> Eğer biri orucu bozduğunu bilmediği halde istimna/mastürbasyon yaparsa ve bilgisizliğinde mazur olursa orucu sahihtir. Kendisinden meni gelmeyeceğinden mutmain olduğu halde kendisiyle oynar ve kastetmediği halde ondan meni çıkarsa orucu sahihtir. Eğer orucu batıl ettiğini bildiği halde istimna yaparsa ona kaza ile birlikte keffaret de vacip olur. Hükmü bilmeyen kişi eğer bilgisizliğinde mazur değilse; mesela bu işin orucu bozan hususlardan biri olabileceği ihtimalini taşıyorsa ihtiyatı vacip olarak kaza ve keffaret ona vacip olur. Ramazan ayının orucunu bozmanın keffareti, her gün için 60 fakirden her birine 750 gram buğday, un veya ekmek gibi gıda maddelerinden vermektir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26091/Sorular ve Cevaplar » Acaba oruçlu iken insandan meni çıkması onun orucunu...<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Acaba oruçlu iken insandan meni çıkması onun orucunu bozar mı? Bu konuda uyanık olmakla uyku halinde olmak hükümde farklılığa yol açar mı?<div>Uyku halinde meni çıkması orucu bozmaz. Aynı şekilde uyanık olduğunda da meni çıkmayacağından mutmain olduğu ve hiçbir kastı olmaksızın ondan meni çıkarsa orucu bozmaz. Fakat meni çıkmayacağına dair mutmain olmazsa ve kendisinden meni çıkarsa orucu batıldır. Günün geri kalan kısmında ise orucu bozan hususlardan kaçınması vaciptir. Bunun orucu bozduğunu bilmesi halinde kaza ile birlikte keffaret de vacip olur. Hükmü bilmeme konusunda mazur olmayan ve orucu bozabileceği konusunda tereddütlü olan kimseye de ihtiyatı vacip olarak kaza ve keffaret gelir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26090/Sorular ve Cevaplar » Oruçlu iken eşimle seviştim ve ansızın benden meni çıktı. Acaba orucum batıl mı oldu? <div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Oruçlu iken eşimle seviştim ve ansızın benden meni çıktı. Acaba orucum batıl mı oldu? <div>Eğer kendisinden mutmain olduğu halde ve hiçbir kastı olmaksızın meni çıkmışsa orucu sahihtir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26089/Sorular ve Cevaplar » Sabah ezanından önce uyandım ve cünüp olduğumu gördüm....<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Sabah ezanından önce uyandım ve cünüp olduğumu gördüm. Fakat utandığım için cenabet guslünü yerine getirmedim, o şekilde oruç tuttum. Acaba orucum sahih midir?<div>Orucu bozan hususlardan biri insanın sabah ezanına kadar kasten cünüp olarak kalmasıdır. Eğer vaktin daralması vb. sebeplerden dolayı gusül alması mümkün değilse teyemmüm etmesi vaciptir. Fakat sabah ezanından önce gusül yerine teyemmümün vacip olmadığına dair kesin kanaati olmuşsa orucu sahihtir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26088/Sorular ve Cevaplar » Acaba sigara içmek orucu batıl eder mi?<div style="background-color:#ffd;color:maroon;">Acaba sigara içmek orucu batıl eder mi?<div>Seyyid Sistani hazretleri sigara içmenin ihtiyatı vacip olarak orucu bozduğu görüşündedir. Dolayısıyla sigara alışkanlığı olan kişinin nesine hâkim olması ve Ramazan orucunu tuttuğu sırada sigara içmekten kaçınması gerekir. Fakat her ne sebeple olursa olsun eğer sigara içerse günün geri kalan bölümünde sevap ümidiyle orucu bozan şeylerden kaçınmalı, sonra da ihtiyatı vacip olarak o günün kazasını yerine getirmelidir.http://www.sistani.org/turkish/qa/26087/